Peyam-ı Garb’ta Ocak Ayının Konusu Denemecilik Oldu!

16.01.2026 - Cuma 17:46

Aykut Ertuğrul’un sunumu, Nabi Avcı’nın katılımıyla her ay farklı düşünce ve kavramların izinin sürüldüğü Peyam-ı Garb; Zeytinburnu Kültür Sanat’ta devam ediyor. 13 Ocak Salı akşamı saat 19.30’da başlayan programda Mustafa Aplay’ın “Enis Batur ile Türk Denemesi Üzerine” kitabından hareketle bir sohbet gerçekleştirildi.

Peyam-ı Garb söyleşileri farklı konu, kavram ve merkezlerin etrafında devam ediyor. Ocak ayındaki sohbette deneme türünden ve Türk denemesinden söz edildi. 13 Ocak Salı akşamı saat 19.30’da başlayan söyleşiye Zeytinburnu Kültür Sanat ev sahipliği yaptı.

“Denemenin vazgeçilmez özelliği, tanımlanamaz olması.”

Nabi Avcı, deneme türünün tanımıyla ilgili şunları söyledi:

“Denemenin en bariz, en vazgeçilmez özelliği tanımlanamaz olması. Roman, şiir, eleştiri söz konusu olduğunda ölçütleri belli türler aklımıza geliyor. Gelenekte de bu türler, kendi ölçütlerine göre icra edilmiş. Tür içinde farklı çeşitlemeler, taksimler yapılabilir ama neticede bu türlerde bir omurga var. Denemenin böyle bir omurgası yok ve bu özelliği onu deneme okurları ve yazarları içi daha cazip kılıyor. Her denemeci bu vadide kendine göre makamlar oluşturabiliyor.”

“Deneme, hayata çakıntılarla dokunur.”

Nabi Avcı, denemenin işlevine dair konuştu:

“Deneme bizim gündelik hayatta kaçırdığımız birçok rengi, kokuyu, tadı bir çakıntı halinde bize göstermeyi başarıyor. Çakıntı kelimesini özellikle kullanıyorum. Bu terim birçok zihinsel işlevi, durumu açıklayabiliyor. Mesela Necip Fazıl… Sistematik bir düşünür değil. Ama yazdıklarına, konuştuklarına bakınca onların bir sistem içinde evcilleştirilmemiş zekâ çakıntıları olduğunu görüyorsunuz. İşte deneme bunu yapıyor. Çakıntılarla dokunuyor ve dokunduğu şey birden ışıldıyor. Siz de onun mahiyeti hakkında bilim adamlarının, düşünürlerin, romancıların söylediklerinin dışında bir şey daha olduğunu fark ediyorsunuz.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

YORUM YAZ