Yeni Bir Dönem Başlıyor, Yeni Bir Sayfa Açılıyor
Beslenmede Büyük Değişim: Karbonhidrat Gitti, Protein Geldi
27.01.2026 - Salı 08:47
ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı tarafından 7 Ocak 2026 tarihinde açıklanan 2025–2030 Amerikan Beslenme Rehberi, uzun yıllardır uygulanan klasik besin piramidini önemli ölçüde değiştirerek kamuoyunun ve bilim dünyasının gündemine oturdu. Karbonhidratların geri plana çekildiği, protein ve yağ tüketiminin daha görünür hale geldiği yeni piramit modeli, obezite ve metabolik hastalıklarla mücadelede farklı bir yaklaşımı temsil ederken, beraberinde pek çok tartışmayı da gündeme getirdi.
Yeni rehber, şekerli içeceklerin, yüksek sodyum içeren ürünlerin ve ultra-işlenmiş gıdaların sınırlandırılmasını güçlü biçimde vurgularken; protein tüketiminin artırılması, doymuş yağlara yönelik söylemin yumuşatılması ve alkolle ilgili belirsiz ifadeler nedeniyle temkinli yorumlanması gereken bir çerçeve sunuyor. Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, yeni beslenme piramidinin beslenme biliminde yaşanan dönüşümün bir yansıması olduğunu belirterek, “Bu rehber, tek başına bir devrim değil; beslenme alanında süregelen arayışın ve değişen önceliklerin bir sonucu olarak okunmalı” değerlendirmesinde bulunuyor.
Protein Vurgusu Güçleniyor, Kaynak Tartışması Sürüyor
Yeni rehber, günlük protein alımını artırmayı ve hayvansal protein kaynaklarını önceki dönemlere kıyasla daha olumlu bir çerçevede sunmayı öneriyor. Prof. Dr. Murat Baş, bu yaklaşımın belirli risk grupları için anlamlı olduğunu ancak genel nüfus için dikkatle ele alınması gerektiğini vurguluyor: “Kas kaybı, yaşlanma ve metabolik sağlık açısından protein alımının önemi giderek artıyor. Ancak burada miktar kadar, proteinin hangi kaynaktan sağlandığı da büyük önem taşıyor. Bitkisel proteinler, deniz ürünleri ve yağsız hayvansal kaynaklar önceliklendirilmeden yapılan artışlar, uzun vadede kalp-damar sağlığı açısından risk oluşturabilir”… Prof. Dr. Murat Baş’a göre “daha fazla protein” mesajı, kişisel sağlık durumu ve yaşam tarzı dikkate alınmadan genelleştirilmemeli.
Doymuş Yağ ve Kolesterol: Sınırlar Korunuyor, Sorular Artıyor
Yeni rehber, doymuş yağlara yönelik dili yumuşatırken günlük enerjinin yüzde 10’undan fazlasının doymuş yağdan gelmemesi önerisini sürdürüyor. Bununla birlikte tam yağlı süt ürünleri ve kırmızı etin daha görünür hale gelmesi, uygulamada nasıl bir denge kurulacağı sorusunu gündeme getiriyor. Bu noktada yanlış algı riskine dikkat çeken Prof. Dr. Murat Baş, “Son yıllarda kolesterol ve yağ konusundaki bilimsel yaklaşımlar değişti. Ancak bu durum, doymuş yağın tamamen zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Kalp-damar hastalıkları hâlâ önemli bir halk sağlığı sorunu. Yağın kaynağı, tüketim miktarı, lif alımı ve bireysel yatkınlık birlikte değerlendirilmediğinde, rehber yanlış yorumlanabilir” şeklinde konuşuyor.
Yeni piramitte tahıl grubu alt sıralara çekilirken, özellikle rafine karbonhidratların sınırlandırılması hedefleniyor. Prof. Dr. Murat Baş, bu yaklaşımın temel olarak olumlu olduğunu ancak önemli bir ayrım yapılması gerektiğini belirtiyor: “Rafine edilmiş tahılların azaltılması, kan şekeri kontrolü ve kilo yönetimi açısından yerinde bir adım. Ancak tam tahıllar, lif ve mikro besin öğeleri bakımından önemli bir kaynaktır. Bu besinlerin gereksiz yere kısıtlanması sindirim sistemi sağlığı ve kalp-damar riski açısından sorun yaratabilir. Mesele tahılı tamamen azaltmak değil, doğru tahılı doğru miktarda tüketmektir”…
Ultra-İşlenmiş Gıdalarda Net Mesaj
Rehberin en geniş bilimsel uzlaşı sağlanan yönü, ultra-işlenmiş gıdalara karşı ortaya koyduğu net tutum oldu. Şekerli içeceklerin, aşırı sodyum içeren ürünlerin ve yüksek derecede işlenmiş gıdaların sınırlandırılması, kalp hastalığı, diyabet ve obezite ile mücadelede temel hedefler arasında yer alıyor. Prof. Dr. Murat Baş bu başlığı rehberin en güçlü yönü olarak değerlendirerek, “ABD’nin kendi yarattığı bir beslenme kültürünü yeniden sorgulaması önemli bir kırılma noktası. Ultra-işlenmiş gıdalarla kronik hastalıklar arasındaki ilişki artık açık biçimde ortaya konmuş durumda. Bu konuda verilen mesajlar bilimsel olarak son derece yerinde” ifadelerini kullanıyor. Ancak Prof. Dr. Murat Baş, her işlenmiş gıdanın aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğini, bazı zenginleştirilmiş ürünlerin dezavantajlı gruplar için koruyucu rol oynayabildiğini de ekliyor.
Yeni rehber, önceki dönemlerde yer alan net tüketim sınırlarını kaldırarak yalnızca “daha az alkol, daha iyi sağlık” ifadesine yer veriyor. Prof. Dr. Murat Baş, bu yaklaşımın halk sağlığı açısından riskli olabileceğine dikkat çekiyor: “Davranış değişikliği için net sınırlar ve açık mesajlar önemlidir. Alkol tüketimi konusunda belirsiz ifadeler, yanlış yorumlara ve rehberin etkisinin azalmasına yol açabilir”…
Genel Değerlendirme: Tek Bir Piramit Yeterli Değil
Prof. Dr. Murat Baş’a göre yeni Amerikan Beslenme Rehberi, beslenme bilimindeki temel tartışmaları yeniden gündeme taşıyor. “Ne kadar protein, hangi protein, ne kadar yağ, ne kadar işlenmişlik fazla?” sorularının hâlâ net yanıtları bulunmadığını vurgulayan Prof. Dr. Murat Baş, “Sağlıklı beslenme, tek bir piramit ya da tek bir modelle tanımlanamaz. Genel beslenme örüntüsü, yaşam tarzı, fiziksel aktivite düzeyi ve bireysel riskler birlikte ele alınmalıdır. Bu rehber, önemli mesajlar içeriyor; ancak her birey için birebir uygulanacak bir reçete olarak görülmemelidir. Sonuç olarak yeni Amerikan Beslenme Rehberi, şeker ve ultra-işlenmiş gıdaların azaltılması konusunda güçlü ve bilimsel açıdan sağlam bir çerçeve sunarken; protein, doymuş yağ ve alkol başlıklarında daha dikkatli ve kişiselleştirilmiş yorumlara ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Sağlıklı beslenmenin anahtarı, tek bir piramitte değil; dengeli, çeşitli ve bireye özgü bir beslenme yaklaşımında yatıyor” şeklinde sözlerini tamamlıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Minik Arkeologlar Tarihi Osmangazi’de Keşfediyor
Sınıfsal Gerilimlerin Mizahla Buluştuğu Başyapıt: "Figaro’nun Düğünü" Yeniden İZDOB Sahnesinde
Kardeş Kadrajlar Uluslararası Fotoğraf Yarışması’na son başvuru 8 Şubat
Maddi Durumu Yetersiz Vatandaşlara Ücretsiz Sosyal Market Desteği
Sessiz pandemi: antibiyotik direnci
Ampütasyondan son anda kurtuldu
Erişkin Aşılamada En Güncel Yaklaşımlar!
“3+1 Zombili”ye tam not
Sömestr Menderesli Çocuklara Güzel
Ara Tatil Çocuk Şenliği’ne Büyük İlgi