KOSAM Uyardı: “Sofradaki Değişim, Türkiye'nin Geleceğini Belirliyor”

18.02.2026 - Çarşamba 15:50

Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), küresel ölçekte hızla değişen beslenme alışkanlıklarının etkilerini mercek altına alan kapsamlı bir rapor yayımladı. "Toplumsal Beslenmedeki Dönüşümün Geleceğe Etkileri" başlıklı çalışma, beslenmenin artık yalnızca biyolojik bir ihtiyaç olmaktan çıktığını; kültürel kimlik, kamu sağlığı, ekonomi güvenliği ve çevre politikalarının kesişiminde stratejik bir alan haline geldiğini ortaya koyuyor.
Raporun bilimsel danışmanlığını üstlenen Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurhan Ünüsan, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Gıda Güvenliği, Artık Ulusal Güvenlik Meselesidir"
Prof. Dr. Ünüsan, son dönemde gündeme gelen gıda kaynaklı vakalara dikkat çekerek, “Bu gelişmeler gıda güvenliği ve denetim süreçlerinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Endüstriyel üretim ve hazır gıda tüketimindeki artışla birlikte denetim mekanizmalarının daha etkin işletilmesi büyük önem taşıyor. Beslenmedeki dönüşümü doğru ve bilinçli şekilde yönetebilirsek hem sağlık risklerini azaltabilir hem de ekonomik maliyetleri kontrol altında tutabiliriz” dedi.
“Geleneksel Mutfağımız Tehdit Altında”
Rapor, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan kadim beslenme kültürümüzün, küreselleşme ve hızlı tüketim alışkanlıkları karşısında geri planda kaldığına dikkat çekiyor. Prof. Dr. Ünüsan, "Fast-food ve paketli ürünler genç nesillerin tercihlerini şekillendirirken, yöresel tariflerimiz unutuluyor. Oysa coğrafi işaretli ürünlerimiz ve zengin mutfak mirasımız, gastronomi turizmi ve bölgesel kalkınma için büyük potansiyel taşıyor" ifadelerini kullandı.
“Ekonomik Zorluklar Sağlıklı Beslenmeye Erişimi Kısıtlıyor”
"Küresel gıda enflasyonu ve gelir dağılımındaki adaletsizlikler, sağlıklı gıdaya erişimi kısıtlıyor" diyen Ünüsan, "Gıda bankacılığı, üretici kooperatifleri ve yerel üretimin desteklenmesi, yalnızca ekonomik değil, bir halk sağlığı stratejisi olarak ele alınmalıdır" şeklinde konuştu.
KOSAM Raporundan Stratejik Öneriler
Rapor, Türkiye'nin zengin mutfak kültürü, genç nüfus dinamizmi ve kooperatif geleneği gibi güçlü yönlerinin yanı sıra; ithalata bağımlılık, iklim değişikliği ve artan gıda güvenliği risklerine dikkat çekiyor. Sürdürülebilir bir gıda sistemi için şu öneriler sıralanıyor:
Okul müfredatlarında beslenme eğitimi zorunlu hale getirilmeli, çocuklara yönelik sağlıksız gıda reklamları denetlenmelidir. Küçük üretici ve kadın çiftçiler desteklenmeli, üreticiden tüketiciye kısa tedarik zincirleri teşvik edilmelidir. Gıda denetim mekanizmaları etkinleştirilmeli, israfı önleyecek düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Su tasarruflu teknolojiler, organik tarım ve döngüsel ekonomi uygulamaları yaygınlaştırılmalıdır. Geleneksel tarifler dijital arşivlerle kayıt altına alınmalı, coğrafi işaretli ürünler gastronomi turizmine kazandırılmalıdır.
Ramazan-ı Şerif Vesilesiyle: Sağlıklı Sofra, Sağlıklı Toplum
Prof. Dr. Ünüsan, Ramazan-ı Şerif'in manevi iklimine vurgu yaparak değerlendirmelerini şöyle tamamladı: "Ramazan ayı, israftan uzak, paylaşıma dayalı, helal ve sağlıklı beslenme anlayışını bizlere hatırlatmaktadır. Ne yazık ki günümüzde ramazan sofraları tüketim çılgınlığına ve israfa dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya. Oysa kadim kültürümüzde iftar sofraları sadelik, bereket ve paylaşım üzerine kuruluydu. KOSAM olarak hazırladığımız bu rapor, toplumsal beslenme kültürümüzü yeniden düşünmemiz gerektiğini ortaya koyuyor."
"Toplumsal Beslenmedeki Dönüşümün Geleceğe Etkileri" raporu, Türkiye'nin gıda güvenliği, halk sağlığı ve kültürel mirasının korunması hedefleri doğrultusunda, küresel dönüşümü stratejik bir sorumluluk olarak değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Rapor, bütüncül politika, güçlü denetim ve toplumsal bilinç inşasının önemine işaret ediyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

YORUM YAZ